Reklamverenler Lead Generation Reklamları İçin CPL Hedeflerini Nasıl Belirlemeli?

Yazar: | 12 Nisan 2018
0 Paylaşım Twitter 0 Facebook 0 Google+ 0 LinkedIn 0 0 Paylaşım ×

RSA-110418-lead-generation-300Lead ads olarak da anılan lead generation reklamları, temelde hedef kitlenin izni ile kendilerine ait bilgileri toplamaya imkan veren online bir reklam modeli. Talep toplamak ya da potansiyel müşteri elde etmek gibi benzer Türkçe tanımlarla da açıklanabilen lead generation reklamları sayesinde kullanıcıların bilgilerini paylaşmaları için kendilerine bir form sunuluyor ve onlar da eğer reklamveren markanın kendilerine ulaşmalarını tercih ediyorlarsa formda verilen alanları dolduruyorlar.

Reklamverenlerin lead toplamak amacıyla yayımladıkları söz konusu reklamlar, CPL (Cost Per Lead, Ziyaret Başına Ödeme) adlı bir gelir modeline dayandırılıyor. Buna göre, reklamlara tıklayıp formu dolduran her bir kullanıcı karşılığında, reklamın yer aldığı platformun yayıncısına ödeme yapılıyor. Performans temelli bir gelir modeli olan CPL modelinde ödeme miktarının nasıl belirleneceği ve lead generation reklamlarından nasıl daha fazla verim sağlanabileceği konusu ise reklamverenlerin üzerinde en çok durdukları noktalardan birini oluşturuyor. İşte reklamverenler için CPL hedeflerini belirlemek adına dikkate alınabilecek ipuçları…

Kar Oranına Göre

Lead generation reklamlarından sağlanacak kar hedefleri, CPL modelinde maliyetin belirlenmesinde rol oynayabiliyor. Bu anlamda, öncelikle lead başına satış oranı (sales rate per lead), yani her bir lead sayesinde elde edilen satış miktarı, satış başına gelir (revenue per sale) ve satış başına maliyet (cost per sale) verilerini bilmek gerekiyor. Söz konusu bilgilere ulaştıktan sonra ise lead başına kar miktarını bulmak için şu formülü uygulamak yeterli olacaktır:

= {(Gelir – Maliyet) * Satış Oranları} / ROI (Yatırım Geri Dönüşü) Hedefi

Daha sonra elde edilen rakam, ideal lead başına maliyete ulaşmak için göz önünde bulundurulması gereken kar marjını ortaya koyacaktır. Bu noktada, elbette bilgileri toplanacak kullanıcıların reklamveren marka ile yakından ilgili olması, yani kaliteli bir trafiği oluşturması son derece önemli. Çünkü ancak bu şekilde kar marjı hedeflenen düzeyde artırılabilir.

Farklı Satış Oranları ve Maliyetlere Göre

Hiç şüphesiz ki firmaların müşteri beğenisine sunduğu her ürün ve hizmet eşit değerlere sahip olamaz. Dolayısıyla lead generation’ların da aynı gelire, maliyete ve satış oranlarına sahip olması beklenemez. Örnek vermek gerekirse, farklı alanlara odaklanan 3 ayrı konferans için hayata geçirilen lead generation kampanyalarının farklı rakamlarla gündeme gelmesi söz konusu olacağından her biri için lead başına maliyet hedefinin de farklı olabileceği göz önünde bulundurulmalı.

Platforma Göre

Google, Facebook, LinkedIn gibi çeşitli platformların farklı satış oranları getireceği rahatlıkla savunulabilir. Bu doğrultuda her bir platform için de lead başına maliyetin değişkenlik göstereceği unutulmamalı. Örneğin LinkedIn genellikle Facebook’tan daha yüksek oranlara sahip olduğundan Facebook’taki lead generation reklamlarında maliyetin LinkedIn’deki reklamlardan daha düşük olacağını öngörmek söz konusu olabilir.

Reklamveren markaların potansiyel müşterilerine ulaşabilmesinde lead generation reklamları oldukça kritik bir rol oynuyor. Üstelik performansa dayalı bir reklam modeli olan lead generation reklamları sayesinde markaların yeni müşteriler kazanırken kazançlarını artırabilmeleri de mümkün. Fakat her alanda olduğu gibi performans pazarlamada da güvenilir bir reklam platformundan destek almakta fayda var.

Eğer siz de lead generation reklamları ile markanızı çok daha geniş kitlelere duyurmak istiyorsanız hemen ReklamStore hesabınızı oluşturabilir ve bir an önce ReklamStore’un affiliate servisinden yararlanmaya başlayabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın