Affiliate Ekibine Göre Reklamverenlerin Affiliate Pazarlamada Başarısızlığının 6 Nedeni

Yazar: | 15 Haziran 2017
0 Paylaşım Twitter 0 Facebook 0 Google+ 0 LinkedIn 0 0 Paylaşım ×

Affiliate PazarlamaAffiliate pazarlama, reklamverenlerin ürün ve hizmetlerini hedef kitlelerine etkili bir şekilde duyurmalarını ve kısa sürede dönüşüm sağlamalarını mümkün kılıyor. Reklamverenlerin ulaşmak istediği kullanıcı kitlesinin bulunduğu online platformlarda, yayıncıların reklamveren beklentisine göre tanıtım çalışmaları yapması ve böyle her iki tarafın da fayda sağlaması, affiliate pazarlama olarak adlandırılıyor.

Ancak kimi zaman reklamveren firmalar hedefledikleri başarı oranlarına ulaşamayabiliyor. Bu beklenmeyen sonucun elbette pek çok nedeni olabilir. ReklamAction’ın affiliate alanında uzman ekibinden Senior Advertiser Account Manager Eda Atik de buradan yola çıkarak reklamverenlerin affiliate pazarlamadan verim almalarını engelleyen başlıca nedenlerini sıralıyor.

1) Sonuçları Yanlış Yorumlamak

Affiliate kampanyaları ile hedef kitle hakkında oldukça önemli bilgiler elde edebilmek mümkün. Örneğin, lead adı verilen ve gelecekte satışa hizmet edebilecek kullanıcı bilgilerine sahip olmak, firmaların müşteri ilişkilerini geliştirmelerini sağlayacak avantajlardan biri. Buradan da anlaşılacağı gibi lead toplamanın satış yapmakla doğrudan bir ilişkisi yok.

Fakat CPL olarak adlandırılan lead toplama kampanyaları, reklamverenlerin CRM (müşteri ilişkileri yönetimi) veritabanına önemi ölçüde katkıda bulunuyor. Öte yandan reklamveren firmaların bir kısmı bu ayrımı gözetmiyor ve her lead’in satış olarak geri dönmesi gerektiğini düşünüyor.

Lead’ler a anda satışa dönüşmediğinde ise reklamveren firma, bu sonucu affiliate kampanyasının başarısızlığı olarak değerlendiriyor. Oysa ki lead’lerin nasıl değerlendirileceğinin önceden kararlaştırılması gerekiyor. Bu gibi durumların önüne geçmek ve başarı oranını artırmak için ise kampanya sonucunda elde edilen lead’lerin nerede ve nasıl kullanıldığında verim sağlayabileceğini bilmekte fayda var.

2) Kullanılabilecek Kanalları Kısıtlamak

Bazı reklamverenler, affiliate ağlarını markanın pazarlama hedefini gerçekleştirmek adına çalışmalar yürüten profesyonel bir platform olarak değerlendirmeyebiliyor. Bu durum da ne yazık ki markanın birlikte çalıştığı affiliate ağına güvenmediği sonucunu doğuruyor. Bunun sonucunda reklamverenler, affiliate kampanyasının başarılı olmasını sağlayacak kanallar üzerinde karar mekanizması kurarak kullanılabilecek kanalları kısıtlama yoluna gidiyorlar.

Dolayısıyla affiliate kampanyası dahilinde tanıtım çalışmaları yürütecek yayıncı seçeneklerinin daralmasına yol açıyor. Yalnızca belli bir kanal üzerinden affiliate pazarlama yapmak ise kampanyanın performansını kimi zaman olumsuz etkileyebiliyor. Fakat aslında reklamverenler affiliate ağında yer alan uzman ekibe güvenip bu işi profesyonel ellere bıraktıklarında sonuçlar daha sağlıklı olabilir.

3) Teknik İhtiyaçların Karşılanmaması

Affiliate ağlarının kampanya performansını ölçümleyebilmeleri için reklamverenlerin hedef bağlantılara bir kod eklemeleri gerekiyor. Bu kodun entegrasyonu sürecinde kimi zaman aksaklıklar yaşanabiliyor. Teknik donanımsızlıklardan dolayı entegrasyonun geç tamamlanması veya hiç tamamlanmaması ise affiliate kampanyalarının belirlenen zamandan çok sonra hayata geçmesine veya hiç kampanyaya başlanmamasına dahi neden olabiliyor.

4) Geri Dönüş Yapılmaması

Affiliate kampanyalarının sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için reklamverenler ve affiliate ağları arasında karşılıklı olarak kampanya raporlarının paylaşılmasında büyük yarar var. Böylece raporun sonuçlarına göre kampanya çalışmalarında iyileştirmeler yapılabilir ve daha fazla fayda sağlayan yayın kanallarına yönelmek mümkün olabilir.

Ancak bazı reklamveren firmalar rapor paylaşımı ve geri dönüş konusunda çekimser kalabiliyor veya herhangi bir nedenle zaman kaybı yaşandıktan sonra ancak geri dönüş yapabiliyor. Fakat bu durumda kampanya üzerinde anlık optimizasyon yapabilmek mümkün olmuyor ve dolayısıyla reklamverenler de sonuçlardan memnun kalmıyor. Kampanyalardan verim alabilmek için haftalık, aylık gibi düzenli aralıklarla affiliate ağlarına geri dönüş sağlanması bu anlamda oldukça yararlı olabilir.

5) KPI Kontrolünün Sağlanmaması

Key Performance Indicator kavramının baş harflerinden oluşan KPI, Türkçede anahtar performans göstergesi olarak karşılık buluyor. Buna göre kampanyanın başarı kriterleri, yani gerçekleşmesi beklenen hedeflere KPI adı veriliyor. Reklamverenlerin belirlediği KPI’ların başarıya ulaşabilmesi için ise token paylaşılması gibi birtakım teknik gereksinimlerin yerine getirilmesi gerekiyor.

Ancak reklamverenlerin KPI kontrolünün sağlanması için gerekli olan paylaşımları gerçekleştirmemesi, başarı oranlarının ölçülmesinin önüne geçiyor. Bu da elbette affiliate pazarlama çalışmalarından beklenen verimin alınamamasına yol açabiliyor.

6) Komisyon Ücretlerinde Tutarsızlık

Birden fazla affiliate ağı ile çalışan reklamverenler, her ağ için farklı komisyon ücreti belirleme yoluna gidebiliyor. Bu durumda yayıncılar da en çok kazanç sağlayacaklarını düşündükleri kampanyaları tercih ediyorlar. Bu sefer de verilen birim fiyatlar fazlasıyla yükseliyor ve rekabet giderek kızışıyor. Böyle bir ortamda kampanyalardan sağlıklı sonuçlar alabilmek de çok mümkün olmuyor.

Reklamverenlerin yalnızca bir affiliate ağı ile çalışmaları ya da farklı ağlarda komisyon ücretleri konusunda tutarlı olmaları ve aynı birim fiyat ile ilerlemeleri bu doğrultuda atılacak en mantıklı adım olacaktır.

Eğer siz de affiliate pazarlama çalışmalarının başarılı olmasını ve markanızın kısa sürede hedeflerine ulaşmasını istiyorsanız ReklamAction’ın alanında uzman ekibinden destek alabilirsiniz. Hemen ReklamAction ile iletişime geçin ve kazananlar dünyasındaki yerinizi bir an önce alın.

 

Bir Cevap Yazın